Ana içeriğe atla

BAŞKANLIK BİZE UYGUN MU?



Uygun diyenlere en azından ders notlarımı okumalarını,halkoyuna sunulan değişikler ile karşılaştırmalarını, doğru bilgilere ulaşarak fikir sahibi olmalarını, Benzer yanları olsa da referandumla önümüze sunulanın Başkanlık sistemi olmadığını,  daha vakur düşünmelerini, Tarih ve soyumuzun “ Anav kültüründen başlatırsanız” 6000 yıllık birikimine rağmen kibir ve kasıntı odaklı bir dayatma ile Ülkemize alelacele gelecek yazmanın hiç yakışmadığını ve bu tercihin çok erken olduğunu söylerdim … Oguz SOLAK/ Uluslararası ilişkiler Böl.
ABD DEVLET SİSTEMİ ÖZETİ: 240 yıllık Başkanlık kültürü 324 milyon nüfus , 9.8 milyon km2 lik alanda 50 devlet, 1 federal bölge ve kendine has bir yığın farklı yapılarda bir ülke. Anayasası 1789 da yürürlüğe girmiş 7 madde ve 27 değişiklikten oluşur. ( 17 değişiklik 1795 den 1992 yılına kadar geçen sürede yapılmıştır.) Devlet sisteminin en üstünde Federal Hükümeti oluşturan Yasama(kongre), Yürütme( başkan), Yargı (yüksek mahkeme ) ve ona bağlı çok sayıda organ vardır.
1- Başkan Tüm yürütmenin başı olup kendi atadığı Bakanlar ve Başkanlık kadrosu ile ülkeyi yönetir.ABD de 15 bakanlık vardır. bakanların dışında Başkana bağlı birçok (CIA, Milli güvenlik Konseyi gibi) kurum ve kuruluş vardır. Dış politika yapımında başaktör Başkan olup Dışişleri Bakanı kararların  uygulanmasında yardım etmekle görevlidir.
# ABD karar alma mekanizmasında Başkanın süper güç olarak tanıtılması REKLAM ve GÜÇ gösterisi amaçlıdır. Gerçekte ABD siyasetinin tüm kararları,Başkan, Bakanlıklar,Kongre ve Yüksek mahkemenin içinde bulunduğu bir süreç içerisinde yapılır. ( Türkiye de uygulamanın böyle olmasını düşünmek Saflığın ötesinde kerizlik olur sanırım.)
2- Yasama işlevi Senato ve temsilciler meclisi ismindeki iki yasama organından oluşan Kongre tarafından yapılır.  Senato ve Temsilciler Meclisinden Oluşan Kongre'de iki Partili düzen vardır. Kongrenin her iki kanadında da uzmanlık komiteleri vardır. Senato her eyaletten seçilen 2 temsilciden ve 6 yıllığına seçilmiş olan 100 Senatörden oluşurken Temsilciler meclisi, 2 yıllığına ülke çapındaki seçim bölgelerinden seçilmiş olan 435 temsilciden oluşur.
3-Yüksek mahkeme, Başkanın aday göstermesi ve senatonun onayıyla seçilen ve ömür boyu görevde kalma yetkisi olan 9 üst düzey Yargıçtan oluşmaktadır.
# ABD devlet yönetiminde “erkler /güçler ayrımı” denilen bir sistem vardır. Devletin yönetimi yasama,yürütme ve yargı erklerine dağıtılmış ve her bir erkin yetki ve görevleri anayasada tanımlanmıştır. ABD yi kuran liderlerin bu modeli seçmiş olmalarının nedeni Avrupa ki krallıkların ve tiranlıkların ABD'de olmasını önlemektir. Dönemin Avrupa modelinin aksine,yönetimin,güç ve yetkinin farklı kurum ve yöneticilere dağıtılarak yapılması arzulanmıştır. Bunu sağlamak için sadece güçler ve yetkiler dağıtılmamış, aynı zamanda bu güçlerin birbirini kontrol etmelerini ve denetlemelerini sağlayacak bir düzen kurulmuştur. “CHECK and BALANCE” anlayışına göre üç erkten herhangi birinin aşırı şekilde güçlenerek tüm sistemi kontrol altına alması önlenmeye çalışılmıştır.
4-Başkan Yetki ve Görevleri: Baş aktördür. En üst yöneticidir, devletin başıdır, başkomutandır, Antlaşmaları müzakere eder, üst düzey yöneticilerin seçimi için aday gösterir, diğer devletleri tanır, başkan tekeldir, kamuoyunu şekillendirir, Uluslararası diplomatik faaliyetler yapar, Başkanlık doktrinleri yayınlar.
# ABD'de seçilme yaşı 25 tir. Türkiye'ye getirilmeye çalışılan sistemde seçilme yaşı 18 e indirilerek Üç erkten birisinin kontrol altına almak niyeti vardır. ülkemizde (18 yaş ) sorumlulukların alındığı, kişinin başının çaresine baktığı yaş değildir. Torun sahibi olursunuz hala anne ve babanın sırtından inilmez. İlaveten,Eğitim kalitesinin düşürülmesi, öğretmen kontrolunun yok edilmesi , sorgulamayan, bilimden uzak, politik saplantılı gençlik yetiştirilmesinin altında yatan sebep emir kulları yetiştirmektir.
5-Kongrenin görevleri: Yasa, Yapma, Cüzdan, Onaylama, Denetleme, Antlaşma onay ve Savaş ilanı gücü vardır.
6- ABD Yönetimini oluşturan Bakanlıkların atanması başkan tarafından yapıldığı ve görevlerinin başkana yardım olması sebebiyle, ABD de Bakanlıklara BÖLÜM/ DEPARTMEN, Bakanlara “SEKRETER/ SECRETARY” denir…Halk oyuna sunulan düzenleme ile bu bilgileri karşılaştırmanızı, sistemin el değiştirken kontrol edemeyeceği açıklarını da düşünmenizi öneririm…
Oguz SOLAK/ Uluslararası ilişkiler Böl./ ABD Dış Politikası dersi notlarımdan.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BEYİN GÖÇÜ !

Beyin göçünü önlemek söylemlerinin modası geçmiştir. Çünkü imkanları daha çok olan ülkelere, yüksek verimle çalışabilmek için giden, bu yetenekli insanlarımızın,bize dönme ihtimalleri her zaman vardır .Kaldı ki dışarıya giden beyin gücümüzden kat kat fazlası ülkemizde mevcut olduğu halde, yetenekli insanlarımızı ortaya çıkartıp, ellerinden tutmuyoruz. Yani bir BEYİN EROZYONU meselemiz var. Yetenekli insanların her türlü gereksinimlerini karşılayacak yapılanmalara gitmiyoruz. Tübitak, kobiler, teknoparklar v.s. hepsi de kurulmuş düzenleri olanları, zengin olanları destekleyen yapılanmalardır.
Siz Türkiye de hiç duydunuz mu; başarılı fakat maddi gücü sınırlı bir mucide veya mühendise, gel arkadaş bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum ,sen bu ülke için beyin gücünü ortaya koy diyen bir KURUM. Türkiye de yok. ABD veya İsrail de var. Onlarla bizim aramız daki kalkınmışlık farkının ana teması budur.
Hepimiz bunun farkındayız diyeceksiniz. O halde neden harekete geçmiyoruz sorusuna ben cevap…

Sarıkeçililer ve Karakeçililer

SARIKEÇİLİLER: Bin yıl önce Anadoluyu Türk yurdu haline getirmek için gelen, bazı Oguz boylarının oymakları dır. Akdeniz ve Ege dağlarında yaylanan ve Mersin yöresinde kışlayan bin yıllık geleneğimizin son temsilcileri olan Sarıkeçililer, yüzyıllardır uygulanan politikalar neticesinde fakir ve cahil bırakılmışlardır.Ne belirli bir yaylakları, ne belirli bir kışlakları vardır. Mezarlıkları bile yok, ölüm hangi dağ başında yakalarsa, orada gömüyorlar. Sarıkeçililer, arasında Türkuaz göz, sarışınlık çokça yaygındır. Evlad-ı Fatihan namıyla anılan asırlar önce Avrupa'ya yürüyen balkanlardaki soydaşlarımızın çoğu Sarıkeçili Yörüklerinin torunlarıdır.
KARAKEÇİLİLER: Oğuzların Kayı boyundan.İsimleri, Karacahisar kalesinin fethi sırasında Ertuğrul gazi tarafından verilen Karakeçililer, Orhan gaziden II. Abdülhamit zamanına kadar dışlanmışlardır. O kadar ki Güneydoğu bölgemizde yaşayan Karakeçililer, Arapça ve Kürtçe konuşmaya ve yüzyıllar içerisinde kaldıkları bu asimilasyon neticesinde …

16 NİSANDAN ( 2017 referandumu) SONRASI...

Politikacılarımızın davranış temayüllerini dikkate alarak  baktığımızda, referandum sonrasında, her iki sonuç içinde, erken seçimlere gidilmesi ihtimali, kaçınılmaz gözükmektedir. Şunu hatırlatmak isterim ki Olağanüstü durumların, hızlı değişimlerin, büyük ikilemlerin, insan yaşamını ve doğal hayatı tehlikeye atan gelişmelerin yaşandığı yirminci yüzyılın devamında “yeryüzünde yaşam” belirsizliğe ve riske girmiş durumdadır. Türk insanının artık dalga geçmeyi bırakıp, sorumluluklarını üstlenmesi, kendine olan öz güvenini tazelemesi, politikacı maşası olmak yerine kişisel ve toplumsal çıkarlarını korumasının "gerçek beka sorunu" olduğunu idrak etmesi, zaruri bir hal almıştır. Halk oylaması sonrası için konuyu, rakamlara ve terimlere boğmadan kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum:
EVET çıkması durumunda:
16 nisan sonrası, iki partili sisteme yönelim başlayacak iktidar ve muhalefetteki partiler temelinden sarsılacaklardır. Ertelenen Fetö tartışmaları ve diğer iç hesaplaşma sonu…

SAVUNMA SANAYİ Kayseri Çalıştayının (!) Ardından... Oguz SOLAK

Çalıştay dan çok, sunum ve bilgilendirme diyebileceğimiz bu toplantının, artı - eksi yönlerini ve gözlemlerimi sizlere aktarmak istiyorum.
Milli yapılanma konusunda uzun yıllardır yazan birisi olarak, yapılan her katkıya ve emeğe saygılıyım. Ancak ifade etmeliyim ki milli yapılanma konusunda, aşırı zaman kayıpları ve oyalanmalar, bizi tembelleştirecek ve körleştirecek, tuzaklanmış böbürlenmeler var. Klasik sebeplerin dışında daha önemli olanı da entelektüel birikimleri bir araya getirerek pragmatik hareket edemediğimiz gerçeğidir. Bazı ayrıntıları atlamak, her olası krizde yeniden planlama yapmak zorunda kalmakve başa dönmek zaman kaybıdır. Nedir bu, genel olarak önemsiz gibi görünen ama önemsenmesi gereken ayrıntılar: 1-Her kesimde genel olarak özgüven eksikliği ve akabinde gelen boş övünmeler ve kasılmalar var. 2- Bilgiye ulaşmak yerine tahminler, kaynağı belirsiz haberler, boş inançlar, spekülasyonlar, zanlar, ve zihnimizin yansımaları var. 3- Bizim gibi Fikir insanlarının veya Kuramc…

İSTİHBARAT& CASUSLUK faaliyetleri-NSA

       İstihbarat ve casusluk, insanlık tarihinin çok önemli zihinsel çalışmalarıdır. Casusluk üstün bir zekâ, estetik duygusu, gelişmiş hayal gücü, ketumiyet, entelektüellik, kapsamlı kültür ve bilgi birikimi, analitik düşünme, cesaret, dürüstlük, sadakat ve zarafeti bir arada taşıyabilenlerin sanatıdır.
      Dünyanın en büyük casusluk teşkilatı olan Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA internet sayfasında misyonumuz bölümünde şöyle yazıyor: “...NSA, sinyal istihbaratı ile haberleşme güvenliği  için her koşul altında  ABD halkının çıkarları uğruna istihbari bilgi toplar ve ağ üzerinde operasyonlar  yaparak milleti için kesin bilgi üstünlüğü sağlar. Ulusal yemin bölümünde ise,  NSA çalışanları her şeyden önce ve sonra daima Amerikalıdır. Her çalışan, Anayasa’yı ve ABD’yi, iç ve dış bütün düşmanlarına karşı desteklemeye, korumaya yemin etmiştir.”
    Yazının ilerleyen bölümlerinde uluslararası ilişkilere yön veren NSA, CIA, MOSSAD,eski KGB , MI6 gibi teşkilatların nasıl titiz ve özver…