Ana içeriğe atla

Kayıtlar

DERİN TÜRK MİLLETİ !… Oguz SOLAK

DERİN TÜRK MİLLETİ… 700 yıl önce Tarsus'a 500 yıl önce Kayseri'ye gelerek Lala cami bölgesinde, Varsaklar mahallesini oluşturan, Oğuz soyundan gelenlerin şerefli bir ferdi olarak derim ki: Din tacirlerinin İslamı kullandıkları gibi TÜRKLÜĞÜMÜZÜ kullanan; Türkçüyüm, Milliyetçiyim diyen hiçbir parti, vakıf, dernek, muhalif veya devlet-iktidar, bizi gütmeye! bize yol-yordam öğretmeye kalkmasın. Biz bu vatanın asli unsuruyuz. Sizler yönetici olduk, kitleleri peşimize taktık diye bizleri kullanamazsınız, köleleştiremezsiniz  yada başka görüntüler ile Araplaştıramazsınız. Tarihin her döneminde yeni bir albenili senaryo ile karşımızda oldunuz.. .Daha dün  Fetö psikopatları, ülkenin her tarafını satarken görünmez idiniz, bugün Türkün bekasını kurtarıyoruz ile karşımızdasınız. Bu Devlet, Güneydoğuda yıllardır TÜRKÇE öğretemezken, üreyerek istila etmek için 40 ar çocuk! doğururken ortada yoktunuz. Şimdi bize Vatan kurtarmayı öğretiyorsunuz! Bu döngü hiç bitmez biliyoruz.. Yansı...
YAŞANANLAR  KIRILMA NOKTASI MI? / 1 mayıs 2020 / Oguz SOLAK İnsanlık tarihi çizgisinde; ortaya çıkan büyük felaketler neticesinde, yaşam tarzı, düşünce, eylem  ve toplumsal ilişkilerin kökten değişime uğraması bağlamında, önemli kırılma noktaları vardır... Kara veba (1346-1350) 25 ila 50 milyon, HIV ( 1960...) şimdiye kadar 32 milyon, İspanyol gribi (1918-1920) o zamanki dünya nüfusunun %5 i ve bugünkü nüfusa oranlarsan 350 milyon kişi, yine Çinin Yunnan bölgesinde ortaya çıkan ve 1894 yılında Hong Kong dan dünyaya yayılan Vebada 10 milyon, Asya gribi, Rus gribi, Hong Kong gribi ve birçok kolera pandemilerinde milyonlarca insan hayatını kaybetti... Şimdiye kadar (mayıs) 234bin kişinin yaşamını yitirdiği, 2020 yılının başlarında ilan edilen Koronavirüs pandemisi, bir kırılma noktası mı? Yoksa panik veya algı yönlendirmesi mi? Bilim merkezi kazası veya ihmali mi? Geleceği şekillendirme tatbikatı mı?.. Kesin yargılar için çok erken.  Kriz sonrası olası yaşam tarzı ...

Cumhurbaşkanlığına 2011 yılında sunduk, ne değişti!.. Tekrar niye göndereyim?... Oguz SOLAK

MİLLİ TÜRKİYE?... 21/Ekim/2017... Oguz SOLAK

MİLLİ TÜRKİYE?... 21/Ekim/2017... Oguz SOLAK Milli olmak, sadece nutuk atmak ile olmuyor. Bunları telafi etmek için iyi niyet var ise önce devletin ve hükumetlerin hatalarını görmesi gerekiyor. Uzun yıllar aktarmaya çalıştığımız gerçekleri, parça parça tekrar aktarmak istiyorum. 1- Millileşme konusunda uzun yıllardır, naçizane fikirlerimi ve önerilerimi devletin kilit noktalarına sunan birisi olarak; vatanseverlik konusunda her bireyin sövmek, şikayet etmek yada taraf olmak yerine, fikirlerini (Türkiye’nin menfaatleri için elbette) bir tarafa not almalarını ve uygun zamanda kamusal alanda paylaşmalarını öneririm… Globalleşen dünyada milli karakterlerine sahip çıkan milletler, saygı ve ilgi görmektedir… 2- Milli olmak, sınırları kapatmak, dünya ile ilişkileri sınırlamak değildir. Tam tersine, dünyaya açılmak, diğer ülkelere saygı göstermek ile diplomasi sanatını iyi bilmek ve kullanmak ile zirveyi zorlarsınız. Saldırgan davranışlar sadece, ülkeyi kullanmak isteyen yapıl...

24 HAZİRAN RÜYASI

Politikadan ekmek parası kazananların bir kısmı için, Türkiye her zaman, kazan-kazan olmuştur. Onlar için İktidarda yada muhalefette, küçük yada büyük ölçekli bir partinin mensubu olmak çok da önemli değildir! Önemli olan, bütün yolların (Hep Kendilerine) çıkmasıdır. Toplumsal söylemleri, olumsuzda olsa her zaman işlerini yürütmüşlerdir. Bir kolları yurt dışında olsada, çocukları  veya torunları yurtdışında eğitim alsalar ve tepemize oturtsalarda yurtdışı için bizleri uyarırlar, kötülüklerinden bahsederler, yurt dışında eğitim almanın ajanlık olduğunu anlatırlar ki hep bizleri korumak için! Her ne kadar gücümüzü halkın oylarından alıyoruz deseler de aslında onlar yönetenler sınıfındadır! Yani her şeyi yapabilme ve hesap vermeme kudretine sahiptirler! Söylediklerinin, yeminlerinin tersini yapabilirler çünkü bizim aklımızın ermediği şeyleri onlar bilirler gibi… Bu toplumun zihninde bir inanış vardır ve çoğu fiilen gerçektir. Bu, kullanıma açıklığın altında yatan dürtüler veya topl...