Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SEÇİMLERE DOĞRU... SEÇMEN?

SEÇİMLERE DOĞRU... SEÇMEN? Seçmen, kişisel sorunlarını açıkça sorgulayarak, çözüm yolunu araştırmalı ve ülke meselelerini kendi zaaflarına örtü yapmamalı ve seçim oyununun kurallarına hakim olmalıdır. Dikkat çekmeyen bu durum, aslında bütün sistemimizin en zayıf olan kısmıdır. Bu nasıl düzeltilebilir ? sırasıyla sizlere açıklamaya çalışacağım. Öncelikle, seçmenler kime oy verirse versinler ama oy verdikleri insanların denetimini asla ellerinden çıkartmamalı ve denetim işini sahiden yapabilmeleri için de bazı prensipleri olmalıdır. Şahsi çıkarları için yakalarını ve zihinlerini politik düzene kaptırmamalı ancak toplumsal talepleri için seçilmiş insanları zorlamalı ve taleplerini o yönde iletmelidirler. Mevcut durumda, içinde yaşadığımız toplumun bireylerinin sergilediği davranış kalıpları, geleceğimizi olumsuz olarak etkiledi. Seçtikleri yada öyle zannettikleri kişilerin, kendilerini (seçmeni) temsil edeceğine, seçmen (seçtiklerine) hizmet etmeye başladı. Hani derler ya "ak...

Danışmanlar katmanı, CASUSLUK halkalarının en iyi yerleştiği kısımdır...

 

SAVUNMA SANAYİ Kayseri Çalıştayının (!) Ardından... Oguz SOLAK

Çalıştay dan çok, sunum ve bilgilendirme diyebileceğimiz bu toplantının, artı - eksi yönlerini ve gözlemlerimi sizlere aktarmak istiyorum. Milli yapılanma konusunda uzun yıllardır yazan birisi olarak, yapılan her katkıya ve emeğe saygılıyım. Ancak ifade etmeliyim ki milli yapılanma konusunda, aşırı zaman kayıpları ve oyalanmalar, bizi tembelleştirecek ve körleştirecek, tuzaklanmış böbürlenmeler var. Klasik sebeplerin dışında daha önemli olanı da entelektüel birikimleri bir araya getirerek pragmatik hareket edemediğimiz gerçeğidir. Bazı ayrıntıları atlamak, her olası krizde yeniden planlama yapmak zorunda kalmak   ve başa dönmek zaman kaybıdır. Nedir bu, genel olarak önemsiz gibi görünen ama önemsenmesi gereken ayrıntılar:   1-Her kesimde genel olarak özgüven eksikliği ve   akabinde gelen boş övünmeler ve kasılmalar var. 2- Bilgiye ulaşmak yerine tahminler, kaynağı belirsiz haberler, boş inançlar, spekülasyonlar, zanlar, ve zihnimizin yansımaları var. 3-...
KEŞKE! ABD MODELİ BAŞKANLIK OLSAYDI DİYEBİLİRSİNİZ... Türk entelijansiya , Başkanlık sistemini adam gibi tartışamadı. Anlamsız çekişmelerin yaşandığı bu dönemde yamalı bohça gibi bir sistem kamuoyuna sunuldu veya sunulmak zorunda kaldı. Madem Başkanlık isteniyor idi, o halde en gelişmişi ABD tipi başkanlık sistemi, Türkiye şartlarına göre artıları ve eksileri ile tartışılmalıydı… Ama ne oldu? Çok bilirim sanan muhteremler, demiri tavında dövemediler  ve hiç bilgisi olmayan insanlar da  daha tartışmaya açılmadan milli bir konuyu aşındırdı ve suiistimal ettiler… 2014 yerel seçimlerinden itibaren,Türkiye’nin gelecekte siyasal yapısının nasıl olabileceğini ifade ettim. (Başkanlık için yapılan manipülasyonların başladığını ve ayak izlerini ) ,duyuramadım!  MHP için %10 baraj diye tutturanlara, iki partili sisteme gidiliyor, baraj %50+1 yanlış duraktasınız diye yazdım, anlatamadım. Şunu da yazayım da eksik kalmasın: Bugünlerde yapılan ittifak hareketleri İKİ PA...

TÜRKİYE ÜZERİNDEN KİŞİSEL HESAPLAŞMALARI BIRAKMA ZAMANI

  TÜRKİYE; bir taraftan yıkılıyoruz-bölünüyoruz, diğer taraftan şahlanıyoruz diyen iki ayrı görüş cephesine bölünmüş durumdadır. Ve her iki tarafta, perde arkasından verilen repliklere ve telkinlere kapıldıklarının ve ülkemize büyük zarar verdiklerinin hatırlatılmasına bile büyük tepki vermektedirler. Türkiye de olup bitenleri anlamlandırmak için Dünyada ki karmaşanın Nedenleri? Niçinleri? Nasılları ve yöntemlerine bakmak lazım: Soruların cevabı aslında toplumsal olaylara ilgi duyan herkesin bildiği yalınlıktadır. Ancak ele geçirme projelerinin algoritmaları çok karmaşık ve büyük finans kaynaklarına dayanmaktadır. Birden fazla bilim dalının kanunları sahada uygulanmaktadır. Medya ve iletişim, sosyal paylaşım siteleri oyunun olmazsa olmazlarıdır. işte herkesin anlayamayacağı kısım burasıdır.Çünkü ,öyle güçlü ve temiz algı oyunları yapılmaktadır ki gösterilenin aksini iddia etmeniz akıl sağlığınızın (!) sorgulanması sonucuna gidebilir... NEDEN ve NİÇİN: Türkiye de olup biten...

Sarıkeçililer ve Karakeçililer

SARIKEÇİLİLER: Bin yıl önce Anadoluyu Türk yurdu haline getirmek için gelen, bazı Oguz boylarının oymakları dır. Akdeniz ve Ege dağlarında yaylanan ve Mersin yöresinde kışlayan bin yıllık geleneğimizin son temsilcileri olan Sarıkeçililer, yüzyıllardır uygulanan politikalar neticesinde fakir ve cahil bırakılmışlardır.Ne belirli bir yaylakları, ne belirli bir kışlakları vardır. Mezarlıkları bile yok, ölüm hangi dağ başında yakalarsa, orada gömüyorlar. Sarıkeçililer, arasında Tü rkuaz göz, sarışınlık çokça yaygındır. Evlad-ı Fatihan namıyla anılan asırlar önce Avrupa'ya yürüyen balkanlardaki soydaşlarımızın çoğu Sarıkeçili Yörüklerinin torunlarıdır. KARAKEÇİLİLER: Oğuzların Kayı boyundan.İsimleri, Karacahisar kalesinin fethi sırasında Ertuğrul gazi tarafından verilen Karakeçililer, Orhan gaziden II. Abdülhamit zamanına kadar dışlanmışlardır. O kadar ki Güneydoğu bölgemizde yaşayan Karakeçililer, Arapça ve Kürtçe konuşmaya ve yüzyıllar içerisinde kaldıkları bu asimilasyon neticesi...

Kamu diplomasisini kullanmak

Sayın Cumhurbaşkanım; Zat-ı Aliyelerinizin bildiği üzere, devletler arasında dostluk veya düşmanlık görüşleri üzerine şekillenmiş ilişkiler yerine, çıkar paylaşımlarına dayanan ilişkiler, geçerli olan reel politikadır. Ancak TÜRKİYE haklı olduğu konularda, yanlış stratejik yöntemler izlemesi sebebi ile kalkınmasına ve refahına ayıracağı mesai ve kaynaklarının nerede ise tümünü, Türkiye üzerinde emelleri olan legal ve illegal oluşumların saldırılarına karşı koymak için harcamaktadır. Devlet bu işe eski yöntemlerin dışında bir çare bulmalıdır. Naçizane, yoğun ilişkilerimizin olduğu ülkeler için uygulanmasını istediğim önerim şudur: "Türkiye, Devlet başta olmak üzere ilgili sivil unsurları ve gerekli kaynakları ile bir bütün olarak başta Amerika Birleşik Devletleri Halkı olmak üzere Rusya, AB ülkeleri, İsrail, Ermenistan,Yunanistan ve diğer komşu ülke Halklarına yönelik kalıcı, evrensel kavrayıcılığı olan  KAMU DİPLOMASİSİ atağına geçmelidir." Türkiye'nin bir devlet ...