Ana içeriğe atla

Kayıtlar

BAŞKANLIK BİZE UYGUN MU?

Başkanlık bize uygun diyenlere en azından ders notlarımı okumalarını,halkoyuna sunulan değişikler ile karşılaştırmalarını, doğru bilgilere ulaşarak fikir sahibi olmalarını, Benzer yanları olsa da referandumla önümüze sunulanın Başkanlık sistemi olmadığını,  daha vakur düşünmelerini, Tarih ve soyumuzun “ Anav kültüründen başlatırsanız” 6000 yıllık birikimine rağmen kibir ve kasıntı odaklı bir dayatma ile Ülkemize alelacele gelecek yazmanın hiç yakışmadığını ve bu tercihin çok erken olduğunu söylerdim …  Oguz SOLAK/ Uluslararası ilişkiler Böl. ABD DEVLET SİSTEMİ ÖZETİ:  240 yıllık Başkanlık kültürü 324 milyon nüfus , 9.8 milyon km2 lik alanda 50 devlet, 1 federal bölge ve kendine has bir yığın farklı yapılarda bir ülke. Anayasası 1789 da yürürlüğe girmiş 7 madde ve 27 değişiklikten oluşur. ( 17 değişiklik 1795 den 1992 yılına kadar geçen sürede yapılmıştır.) Devlet sisteminin en üstünde Federal Hükümeti oluşturan Yasama(kongre), Yürütme( başkan), Yargı (yüksek mahkeme...

BEYİN GÖÇÜ !

Beyin göçünü önlemek söylemlerinin modası geçmiştir. Çünkü imkanları daha çok olan ülkelere, yüksek verimle çalışabilmek için giden, bu yetenekli insanlarımızın,bize dönme ihtimalleri her zaman vardır .Kaldı ki dışarıya giden beyin gücümüzden kat kat fazlası ülkemizde mevcut olduğu halde, yetenekli insanlarımızı ortaya çıkartıp, ellerinden tutmuyoruz. Yani bir BEYİN EROZYONU meselemiz var. Yetenekli insanların her türlü gereksinimlerini karşılayacak yapılanmalara gitmiyoruz. Tübitak, kobiler, teknoparklar v.s. hepsi de kurulmuş düzenleri olanları, zengin olanları destekleyen yapılanmalardır. Siz Türkiye de hiç duydunuz mu; başarılı fakat maddi gücü sınırlı bir mucide veya mühendise, gel arkadaş bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum ,sen bu ülke için beyin gücünü ortaya koy diyen bir KURUM. Türkiye de yok. ABD veya İsrail de var. Onlarla bizim aramız daki kalkınmışlık farkının ana teması budur. Hepimiz bunun farkındayız diyeceksiniz. O halde neden harekete geçmiyoruz sor...

TÜRK SAVUNMA SANAYİ

M.Ö. 209 da Motun tarafından kurulduğunu kabul ettiğimiz Türk ordusunun tarihini M.Ö. 3000-1000 yılları arasında varlıklarını sürdüren Ti-lere ( Türklerin atası)  kadar indirmek mümkün. Eski Türklerde eli silah tutan herkes ordunun doğal bir parçası. Belki de bu yüzden binlerce yıllık kökleri olan Türk ordusuna genetik anlamda bağlılığımız, vefa borcumuz, sevgimiz var. Bu tarihsel gerçeklerin oluşturduğu eksende Güçlü bir ülke ve savunma sanayisi, Pentagon gibi yapılanmış bir ‘’Türk Savunma Bakanlığı +Türk Silahlı Kuvvetleri ‘’ gibi toplumsal beklentilerimizin olması kaçınılmaz bir süreç. Bu İdealler, sanıldığının aksine bizi savaş makinesi olmaya değil sorumlu olmaya, güçlü ekonomiye, ileri teknoloji üretmeye sevk edebilir. Dünya tarihinde yaşanan değişimlere de bakarsanız ülkelerin savunma sanayileri evrensel teknolojinin ilerlemesine çok büyük  ivmeler katmışlar, büyük buluşlar ortaya çıkartmışlardır. Savunma sanayiyi, ileri teknoloji üretebilen bir lokomotif olarak ku...

İSTİHBARAT& CASUSLUK faaliyetleri-NSA

                                    İstihbarat ve casusluk, insanlık tarihinin çok önemli zihinsel çalışmalarıdır. Casusluk üstün bir zekâ, estetik duygusu, gelişmiş hayal gücü, ketumiyet, entelektüellik, kapsamlı kültür ve bilgi birikimi, analitik düşünme, cesaret, dürüstlük, sadakat ve zarafeti bir arada taşıyabilenlerin sanatıdır.       Dünyanın en büyük casusluk teşkilatı olan Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA internet sayfasında misyonumuz bölümünde şöyle yazıyor: “...NSA, sinyal istihbaratı ile haberleşme güvenliği  için her koşul altında  ABD halkının çıkarları uğruna istihbari bilgi toplar ve ağ üzerinde operasyonlar  yaparak milleti için kesin bilgi üstünlüğü sağlar. Ulusal yemin bölümünde ise,  NSA çalışanları her şeyden önce ve sonra daima Amerikalıdır . Her çalışan, Anayasa’yı ve ABD’yi, iç ve dış bütün düşmanlarına karşı desteklemey...

DEVLETİN YENİDEN ORGANİZASYONU

Tasarılarımı yazıya aktardığım ilk yazmam. 1992 yılında Yeni Forum Dergisi ve basında haber olarak yayımlandığında Türkiye’de, böyle bir yapılanmanın ne adı nede düşüncesi vardı. O zaman cumhurbaşkanlığına ve başbakanlığa giden yazı ve önerilerimin gerekli biçimde kullanılacağına dair birçok resmi yazılar geldi. Bu koordinasyon kurulları, stratejik planlamalar v.s çok yıllar sonra ortaya çıktı. Malumunuz Fikir adamı harcamak  bizim ve kurumlarımızın en sevdiği şeylerdir. Ancak o zaman İki aydın insan Erciyes üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Naci Kınacıoğlu ve Kayseri Valisi Metin İlyas Aksoy beni manen çok desteklemişlerdi. Bu vesile ile onlara şükranlarımı sunuyorum.         FİKİR VE Tasarımlarda VERİMLİLİGİ ARTIRMAK                 Şubat-1992                         ...